Ana Menü
 
 
Hizmetleri
 
Hizmetleri
 
-----------
 
---------------
 
 
Soru ve Cevaplarla Şiddet

1-Sizce birey olarak uyum gücümüzü yitiriyor muyuz?

Doğadaki bütün canlılar basit bir uyum içerindedir.Buna biz denge deriz.Bu hayatın var olup devam edebilmesi için gerekli olan, vazgeçilemez bir tabiat kanunudur.Aynı durum, insan davranışları içinde geçerlidir.Psikolojide insan davranışlarını incelerken, bu denge kuralını sürekli gözetiriz ve açıklamalarımızı bu durum üzerinden yaparız.Psikoloji gibi beşeri bilimlerde genel-geçer kanunlar yoktur,bunun yerine insanların geneline uyan onların çoğunluğunca kabul görmüş,birbirlerine benzeyen kuralları kabul eder onları kanunlar olarak görür buna da normal deriz. Normal toplumun çoğunluğunu temsil eden çan eğrisinin tam orta noktasına denk gelmektedir. İşte denge de beşeri bilimlerde çoğunluğun yaptığı davranışlar demektir bu da uyum ve normal ile aynı kavramdır. Ne yazık ki günümüzde insanlar çeşitli nedenlerle uyum  güçlerini yitirmekteler.

2-Bizi şiddete iten nedenler nelerdir?

İnsan organizması uyumunun bozulmaması için çeşitli denge tepkileri geliştirir.Bu zorlanma yaşantılarına  stres yada engellenme denir.İnsan oğlu yaşamı boyunca stresle karşılaşır ve onunla uyum oluşturmaya çalışır.Çünkü insanın doğasında var olan içgüdüleri yada dürtüleri sürekli doyum arar. Ve bu güdüler toplumca ve bireyce baskılanır.Baskılanan gereksinim büyük bir enerji olarak bireyde saklanır.Birey uygun zamanlarda bu enerjisini dağıtamaz, atamazsa yada rahatlayamazsa tepkilerini kontrol edemez.Kontrol dışı tepkiler geliştirir.Şiddet de bunlardandır. Yani şiddet  insanın doğasında olan içsel bir güdüdür ve bunun sosyal yollarla doyumunun bireye öğretilmesi gerekmektedir. Öğretilen yanlış yöntemlerle birey şiddeti tanır ve onu toplumsal olmayacak yollarla ifade etmeyi meşru görür.Yani bizi şiddete iten faktörler olumsuz öğrenme yaşantıları ile geliştirilen ilkel tepki tipleridir.Toplumsal maskelenmemiş yaşantılardır.Bu da öğretilmiş bir davranıştır..Yada başka bir deyişle uygun aile ortamında  törpülememiş eğitilme olanağı bulamamış davranışlardır.

3-Günümüzde şiddet çok daha önemli bir konu oldu neden?

Şiddet günümüzde dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de yaygınlaşan bireysel toplumsal bir sorun haline gelmiştir.Yaşanan şiddetin nedenleri konusunda ise toplum katmanları farklı söylem ve değerlendirmelerde bulunmaktadır..Toplumca bilimsel olarak problem-sorun çözme davranışından uzak olmamız olaylara analitik olarak ve temelden yaklaşamamamız bu konuyu daha derin hale getirmektedir.Bir de popüler kültür, çağımızda olumlu olumsuz bir çok konuyu ekonomik kazanç olarak görmektedir.Bazen olumsuzluklar da reklam edilerek bu olumsuzlukların model alınması sağlanmaktadır.Şiddet insanlık tarihi ile başlamış günümüze kadar devam etmiş bir olgudur. Ve hep var olmuştur. Popüler olmasında ve hatalı modeller yaratılmasında bizlerin , toplumu etkileyen dinamiklerin ve bazı medya organlarının hatalı tutumu da etkilidir.

  

4-Şiddet olayına analitik baktığımızda neyle karşılaşırız?

Bu konuya ihmal kavramı ile bakmamız gerekmektedir.İhmal çocuğun duygusal,cinsel,fiziksel zarar görmesidir.Şiddet ise fiziksel,cinsel ve duygusal istismarın bir konusudur.Dünya sağlık örgütünün tanımına göre şiddet kişinin kendisine,bir başkasına ve bir gruba karşı yaralama,ölüm,psikolojik zarar,gelişme geriliği,ihmalle sonuçlanan kasıtlı güç kullanımı demektir.Yani tek başına fiziksel boyutundan bahsetmek doğru olmaz.Sözel,duygusal,ekonomik ve cinsel boyutları da bulunmaktadır.Ve şiddetin bu konularla düşünülmesi gerekmektedir.

5-Şiddet öğrenilmiş bir davranış mıdır?

Toplumumuzda kadına ve çocuğa şiddet ataerkil ailenin bir uzantısı olarak devam etmektedir.Bu durumda şiddetin toplumsal bir olgu olarak da devam ettiğini göstermektedir.Kuşaklara öğretilerek aktarılmaktadır.Yani şiddet öğrenilmiş bir davranıştır.

6-Patolojik şiddet ile öğrenilmiş şiddet davranışı arasında fark nedir?

Cinsel ve fiziksel istismar genellikle birlikte görülmektedir.Her ikisi de şiddet içeriği taşımaktadır. Burada şunu iyi ayırt etmek gerekir.Toplumsal öğrenilmiş davranış olan şiddet ile patolojik şiddet unsurunu birbirine karıştırmamak lazımdır. Patolojik şiddette sorun çözmek için edinilmiş hatalı bir davranış yoktur, onun yerine zevk ve rahatlama için geliştirilmiş davranış örüntüleri vardır.Bu kişiler toplumca psikopat yada sosyopat diye nitelendirilmektedir.Yakın zamanda da bir bebeğe yapılan cinsel ve fiziksel istismar bu tip bir patolojiyi bize göstermektedir.Burada pedofili rahatsızlığından söz etmek doğrudur ve bir sapkınlıktır.

7-Şiddet daha çok kimlere uygulanmaktadır?

Günümüzde en çok şiddet kadınlara ve çocuklara uygulanmaktadır.Bu çeşitli araştırmalarda yapılan istatistiklerce doğrulanmaktadır.

8-Medyanın bu duruma etkisi oldu mu?

Ne yazık şiddet eğitim çağında öğrencilerimiz içinde popüler bir durum oluşturdu.Burada suçlu biraz da bizleriz.Çünkü bu yaşantı değer görmeye ve beğenilmeye başladı.Kendini ifade etme biçimi olarak önemli bir yer edindi.Bunu çeşitli filmler ve diziler reklamlar destekledi.Şu an ise sanırım medya gelinen durumun  kötü halini anladı bu konu üzerine gitmeye başladı.Hem olumlu hem de olumsuz olarak medya bu konuda yerini almaktadır.

9-Şiddet olaylarına hangi sebepler kaynaklık etmektedir?

Şiddet olaylarının sebebini belirlemeye çalışan birçok araştırma yapılmış  elde edilen sonuçları şu başlıklar altında toplayabiliriz.
*Sosyal çevre
*Okul ve arkadaş ortamı
*Beceri düzeyi akademik başarı
*Madde bağımlılığı
*Aile
*Kitle iletişim araçları                                  (Etkilerinin büyük olduğu gözlemlenmiştir.)

 

10.Bu konuda neler yapılmalıdır?

Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı işbirliği halinde çalışmaya karar vermiştir. İki bakanlığın öncülüğünde resmi ve sivil bütün kurumların medyanın,Stk’ ların işbirliği ile Sağlıklı gelecek maddeye değil sevgiyle bağlı  isimli kampanya düzenlenmiştir.Burada amaç Nüfusumuzun yüzde% 33 oluşturan 18 yaş altı çocuk ve genç nüfusun güvenli bir ortamda gelişimini tamamlamaları topluma yararlı bireyler olmalıdır.Bu kampanyanın İl bazında koordinasyon merkezinde kayseri valiliği bulunmaktadır.Valiliğe bağlı yürütme kurulu oluşturulmuş,Kayseri milli eğitim müdürlüğü kampanyaya destek verecek kurum ve kuruluşlara yani yürütme kuruluna  sekretarya görevini üstlenmiştir.Şiddet olaylarının engellenmesine yönelik somut uygulama planı oluşturulmuştur. Bu plan okullarda uygulanmaya başlanmıştır.Tüm okullar bu plandan yararlanarak kendi eylem planını oluşturarak sürece katkı sağlayacaklardır.

11.Okul eylem planından biraz söz eder misiniz?

Eylem planının öğrenci ve velilere yönelik olma özelliği vardır.Burada veliler şiddet ve baş edebilme konularında eğitilecekler,daha iyi ve olumlu ana-baba tutumları geliştirmeleri sağlanacaktır.Öğrenciler de saldırgan dürtülerini olumlu ve pozitif ifade etmelerini sağlayacak öneriler taşımaktadır.Ayrıca bu plan yönetici,öğretmen ve okul çevresini de etkilemekte bu dinamiklerin üzerinde de durmaktadır.

12.Şiddetin önlenebilmesi için  öğrencilere ve ailelere önerileriniz var mıdır?

1.Bu konu ile ilgilenerek okul bünyesinde yapılacak tüm veli toplantılarına katılmaları
2.Çeşitli uzmanların vereceği panel,seminer,konferans etkinliklerine kendi okullarında iştirak etmeleri
3.Halk eğitim merkezlerince  ana-baba eğitimi için açılacak kurslara katılmaları
4.Konu ile ilgili olarak bilgilendirici yayınları yazılı ve görsel basını takip etmeleri,tavsiyelere uymaları
5.Konu ile ilgili görüşmeye gelen uzmanlara yardımcı olmaları onlarla birlikte çalışmaları
6.Ailelerine mesleki ve sosyal yönden yardım edebilecek kurumları tanımaları ve bu kurumlarla işbirliğine girmeleri.   
7.Öğrencilerin ilgi duydukları sosyal  ve sportif alanlarda kendilerini ifade etmelerine olanak sağlamaları
8.Şiddet madde kullanımı ve çeşitli konularda bilgileri ve şikayetlerini www.kayram.net adresine inter aktif olarak bildirmeleri
9.Öğrencilerin internet kafelerin olumsuz ortamından kurtulmaları için okul bünyelerinde oluşturulacak kafelere yönelmeleri
10.Öğrencilerimizin çevresinde madde kullanan şiddete yönelmiş yada istismar edilen kişiler varsa bunları gerekli uzman kişilere ve görevlilere bildirmeleri
11.Öğrencilerin okullara devamlı ve düzenli gitmeleri
12.Öğrencileri olumsuz yönde etkileyen kişileri ve grupları ve ticaret haneleri hiç çekinme duygusuna kapılmadan bildirmeleri
13.Bu konuda okullarda oluşturulan şikayet kutularının kullanılması
14.Öğrencilerin kendilerini geliştirecek  gezi faaliyetlerine katılmaları.
15.Şiddet öğesi içeren görsel ve yazılı yayınlardan uzak durmalarını istemekteyiz.

Salih FAİK GÜRBÜZ
Psikolojik Danışman

 
 
 
 
---------------
 
 
---------------
 
SAYAÇ
Aktif Ziyaretçi
10
Bugün Tekil
11
Bugün Çoğul
23
Toplam Tekil
106207
Toplam Çoğul
156927
Ip 38.103.63.18
 
 
MEB'in katıldığı proje ve kampanyalar