FİZİKSEL
İSTİSMAR
Fiziksel
istismar, istismarın en iyi tanınan şeklidir ve ‘bir kaza olmaksızın,
fiziksel travma ya da yaralanmalarla sonuçlanan
herhangi bir davranış biçimi’ olarak tanımlanır. Fiziksel istismar
yaralanmaları çimdikleme, ısırma, vurma, tekmeleme, yakma, ağzı kapatarak
boğmaya teşebbüs etme, şiddetli bir şekilde sarsma ya da herhangi bir başka şekilde çocuğun bedenine
zarar vermektir. Bu yaralanmaların bir kısmı çocuk oyun oynarken kaza ile
olmuş olabilir; ancak yaraların yeri, yaralanmanın sıklığı fiziksel
istismardan şüphelenmeye yönlendirmelidir.
Her yıl
binlerce çocuğun ebeveynleri ya da yakın
akrabaları tarafından fiziksel olarak istismar edildiği tahmin
edilmektedir. Bu çocukların arasında ciddi şekilde yaralananlar ve hatta
yaşamını yitirenler olduğu söylenmektedir. Fiziksel istismarın yol açtığı
duygusal travmanın, fiziksel yaralar kadar çabuk iyileşmediği de
bilinmektedir. Duygusal
zararın etkisi genellikle ergenlikte ya da daha
sonra fiziksel olarak istismar edilen pek çok çocuğun istismar eden bir
ebeveyn olduğunda ortaya çıkmaktadır. FİZİKSEL
İSTİSMARIN SONUÇLARI Kısa
dönemde görülenler:
•
Morluklar,
yaralar, kırıklar
Uzun
dönemde görülenler:
•
Düşük
benlik saygısı: Fiziksel istismara uğrayan çocukların çoğunun düşük ya da zayıf benlik saygısına sahip olduğu
gözlemlenmektedir. Bu çocukların çoğu, arkadaşlarıyla sosyal etkinliklere
girmeyi reddedebilir ve kendilerine yönelik zarar verici davranışlara
götürebilecek çaresizlik ya da umutsuzluk
duyguları yaşayabilirler.
•
Saldırgan,
yıkıcı ve bazen yasal olmayan davranışlar: Şiddet içeren davranışlar,
diğer davranışlar gibi öğrenilmektedirler. Aile içi şiddet davranışlarına
şahit olan ya da bu davranışlara maruz kalan
çocukların, problem ya da çatışma çözme
davranışları olarak bu yolu benimseme olasılığı çok yüksektir. Tehditler,
kendine ve çevresine yönelik saldırgan davranışlar, kesici alet
taşıma…
•
Öfke
ve intikam duyguları
•
Başkalarına güvenme ve başkalarını sevme
becerisinden yoksun olma ve yeni ilişkilere girmeye korkma: Şiddet içeren
bir ortamda büyüyen çocuklar yetişkin olduklarında sağlıklı ve yakın
ilişkiler kurmada zorluk çekebilirler. Duygularını ve kendilerini ifade
etmekte zorlanabilir; ilişkilerinde gerçekçi olmayan beklentiler içine
girebilirler. Önyargılar… Yıllarca istismar edilmenin sonucunda güvenin ve
şefkatin sağlıklı gelişimi engellenmiş olabilir. Ayrıca uygun problem
çözme becerileri gelişemediğinden fiziksel olarak istismar edilen bir
çocuğun ileride istismar eden
bir eş ya da ebeveyn olma olasılığı çok
yüksektir. Çetelere üye olma, riskli ortamlarda bulunma… •
Pasif ya da içe
kapanma davranışları: Fiziksel olarak istismara uğrayan çocukların bir
kısmı, gereksinimlerini karşılamada ve şiddetle başa çıkmada konusunda
pasif ya da içe kapanma davranışlarını
benimseyebilirler. Eğer yetişkin olduklarında da bu kurban rolünü
benimsemeye devam ederlerse kişiler arası ilişkilerinde ciddi sorunlar
yaşayabilirler. •
Kaygı,
korku,
•
Kabuslar •
Okul sorunları ve başarısızlık: Evde şiddet
gören ya da şiddete maruz kalan çocukların
okulda problem çözmede fiziksel saldırganlıktan yararlandıkları, akademik
olarak çoğunlukla düşük başarı düzeyine sahip oldukları, dikkat eksikliği
problemi ve okuldan kaçma davranışlarının olduğu görülmektedir.
•
Mutsuzluk
ya da depresyonun diğer
belirtileri
•
Madde
bağımlılığı: Alkol ya da diğer maddelerin
bağımlılığı şiddetten kaçmak için bir araç olarak görülebilir. Özellikle
ebeveynlerin de bağımlılıklarının olması bu olasılığı güçlendiren bir
faktördür.
•
Evden
kaçma
AİLE
İÇİ ŞİDDET Aile
içi şiddet aile üyelerinden birinin diğerini duygusal, fiziksel ve cinsel
istismara maruz bırakması, sosyal olarak izole etmesi ve maddi açıdan
kontrol etmesi ya da yoksun bırakması gibi
davranışları içerir. Ev içindeki şiddete tanık olmak çocukları ve
geleceklerini ciddi bir biçimde etkileyebilir. Pek çok
ebeveyn çocuğun bu şiddetten etkilenmeyeceğini ya da çocuğun izlediklerini unutacağını düşünür. Ancak
çocuklar unutmazlar. Aile içindeki şiddete tanık olan çocukların, diğer
çocuklara nazaran daha yüksek düzeyde duygusal ve davranış bozukluklarına
sahip oldukları bilinmektedir. Bu şiddet çocukları, onların yaşına,
cinsiyetlerine aile içindeki pozisyonlarına ve rollerine göre değişik
şekilde etkiler. AİLE İÇİ
ŞİDDETİN ÇOCUK ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ
·
Uyku bozuklukları ve
kabuslar ·
Gelişimsel gecikmeler ·
Davranışlarda gerileme, tuvalet eğitimi
alan çocuğun yeniden yatağını ıslatmaya başlaması gibi. ·
Sinirli olması ve içe
kapanması ·
Baş, karın ağrısı gibi psikosomatik
hastalıklar ·
Evde ve/veya okulda saldırgan davranışlar,
konuşma ve suça yönelme eğilimi · Alkol, sigara, madde bağımlılığı eğilimi ·
Hayvanlara eziyet etme ·
Evden kaçma gibi davranış
problemleri ·
Kaygılı ya da
korku dolu olması AİLE İÇİ
ŞİDDETİN UZUN DÖNEMDEKİ ETKİLERİ
·
Ebeveynlerinin davranışlarını model
alabilirler. ·
Şiddet davranışları kuşaktan kuşağa
aktarılır. ·
Kişisel ilişkilerinde şiddete başvuran
kişilerin çoğu çocukken aile içi şiddete tanık olmuş ya da istismar edilmiş çocuklardır. ÇOCUKLAR
ARASINDAKİ DUYGUSAL VE FİZİKSEL İSTİSMAR Çocuk ya da ergenler arasında duygusal ve fiziksel
istismarın (sindirme) yaşanması okullarda rastlanabilen bir olgudur ve
‘öğrencinin, bir ya da daha fazla öğrenci
tarafından tekrar tekrar ve sürekli olarak
olumsuz davranışlara maruz bırakılması’ olarak tanımlanır. Çocuk ya da ergenlerin birbirlerini sindirmeleri fiziksel,
duygusal ya da ikisinin karışımı şeklinde
olabilir. Çeşitli şekillerde karşımıza çıkan sindirme olaylarında bir
çocuk başka bir çocuğu, bir grup tek bir çocuğu ya da bir grup diğer bir grubu (çete) hedef olarak
seçebilir. Uzun bir zaman bu olgu
büyümenin bir parçası olarak görülmüş ve çocuklar büyüdükçe bu
davranışlarından vazgeçeceklerine inanılmıştır. Ancak bu olayın çocuklar
arasında yaşanan günlük kavgalardan ayırt edilmesi, çok erken dönemlerde
tanınması ve müdahale edilmesi gereken bir durumdur. Müdahale edilmediği
takdirde sindirme, duygusal, sosyal ve akademik açıdan ciddi sonuçlar
doğurabilir. İsim takma, dışlama, alay
etme, diğerlerine saldırgan bir biçimde davranma, sorunları kaba kuvvetle
çözmeye çalışma, çocuk ve ergenler arasındaki fiziksel ve duygusal
istismarın örneklerindendir. Sindirme, süre giden fiziksel ve psikolojik
saldırganlık davranışıdır ve maruz bırakılan kişinin kendisini güçsüz
hissetmesine neden olur. Sindirme daha çok erkek
çocuklar arasında yaygın olsa da kızların da birbirlerini sindirdikleri
ya da sindirildikleri bilinmektedir. Ancak,
erkek çocuklarıyla kız çocukları birbirinden farklı sindirme yolları seçme
eğilimindedirler. Örneğin erkek çocukları çoğunlukla fiziksel güç
kullanırlarken, kızlar genellikle alay etme, dedikodusunu çıkarma ya da dışlama gibi dolaylı yolları
seçerler. SİNDİRME
DAVRANIŞLARI
ÇOCUĞUN
SİNDİRİLDİĞİNİN BELİRTİLERİ
Sindirilen çocuk, tehdit edilmesi, korkutulması ya da duyduğu utanç nedeniyle ebeveynlerine başına
gelenlerden söz etmeyebilir. Ancak ebeveynler bazı ipuçlarından
yararlanabilirler:
ÇOCUKLAR
ARASINDAKİ SİNDİRMENİN ÖZELLİKLERİ Çocuklar arasındaki
sindirme olayının özellikleri diğer istismar olaylarında görülen
özelliklerden bir farkı yoktur: ·
Güç dengesizliği:
Sindiren
çocuk genellikle kendinden fiziksel olarak daha zayıf, güçsüz ve kendini
korumakta zorluk çeken çocukları kendine hedef olarak
seçer. ·
Duygular arasındaki
farklılıklar: Sindiren çocuk sakin ve
kontrolü elinde tutarken
sindirilen çocuk korkmuş, üzgün ve sıkıntılı bir durumdadır. ·
Olanlardan hedef seçilen
kişiyi suçlama ·
Karşıdaki kişinin
duygularına ve endişesine önem vermeme Sindiren çocuk herhangi bir
çocuğu şişman ya da zayıf olduğu, çalışkan,
sessiz olduğu, gözlük taktığı, başka bir kültürden geldiği, giyiminden
hoşlanmadığı, farklı zevklere sahip olduğu gibi gerekçelerle hedef olarak
seçebilir. Diğer bir deyişle, karşıdaki çocuğa ait herhangi birşey sindiren çocuk için bir neden olabilir. Ancak
altta yatan asıl neden, hedef çocuğun sindiren çocuğun saldırganlığını
boşaltabileceği uygun bir kişi olmasıdır. SİNDİREN
ÇOCUĞUN ÖZELLİKLERİ ·
Ailesel etmenler:
Sindiren
çocuklar genellikle kendileri ihmal ve istismar edilen çocuklardır.
Duyarsız, ilgisiz, sevgiden ve sıcaklıktan yoksun ebeveyn tutumlarıyla
karşı karşıya kalan çocuk, okulda arkadaşlarını fiziksel ve duygusal
olarak istismar edebilir. Şiddet davranışı öğrenilen
bir davranıştır ve çocuk anne babasını model alma ya da onlarla özdeşim kurma eğilimindedirler.
Çatışmaların çözümünde fiziksel ceza, bağırma ya
da isim takma gibi yolların kullanıldığı ev ortamında yetişen bir çocuk
ebeveynlerinde özdeşim kurabilir ve ebeveynlerini model alabilir.
Bazı ailelerde fiziksel güç
kullanılmaz; ancak evde çok katı disiplin kuralları ve cezalar vardır.
Böyle bir ortamda büyüyen çocuk öfkeli ve saldırgan olabilir.
Bazı ailelerde ise
saldırganlığa karşı hoşgörü vardır ve çocuğun davranışları için yeterli
sınırlar çizilmemiştir. Kendilerini çaresiz ve
kontrolsüz hissettikleri yaşam olaylarını yaşamak durumunda kalan
çocuklar, kontrol duygusunu yaşayabilmek için başka çocukları
sindirebilirler. ·
Beklentileri karşılayamama:
Kimi zaman
sindiren çocuklar ailesinin ve öğretmenlerinin beklentilerine
karşılayabilecek sosyal becerilere sahip olmayan çocuklardır. Bu çocuklar
güçsüzlük, başarısızlık gibi olumsuz duygulardan kaçınmak ve kendini
yetkin ve başarılı hissetmek için diğerlerini sindirebilirler.
·
Yüksek düzeyde öfkeye sahip
olma, dürtüsellik ·
Depresyonda
olma ·
Okula ait olma duygusundan
yoksun olma, okuldan nefret etme, ya da okulda
mutsuz olma SİNDİRİLEN
ÇOCUĞUN ÖZELLİKLERİ Sindiren
çocuklar genellikle
HANGİ
ÇOCUKLAR SİNDİRİLMEZLER?
Bazı çocuklar, sindiren çocuğun hedef olarak seçebileceği çocuklar olmazlar. Diğer bir deyişle, sindiren çocuk her çocuğu sindiremez. Sindirilemeyen çocuklar:
EBEVEYNLERE ÖNERİLER İHMAL,
FİZİKSEL VE DUYGUSAL İSTİSMAR
·
Öncelikle ebeveyn olarak bilmeniz gereken
şey, küçük bir bebeğin ya da çocuğun
gereksinimlerine, isteklerine sürekli aynı sabırla ve ilgiyle yanıt
vermenin oldukça zor bir iş olduğudur. Bu durum, özellikle sıkıntılı,
stresli, yorgun ya da üzgün olduğumuz zamanlarda
ya da çocuğun bakımında bize yardım edecek bir
aile üyesi ya da arkadaşımız olmadığında daha da
zorlaşır. ·
Her ebeveyn çok zor ve sorunlu günler
geçirebilir ya da olan bitenin acısını
çocuklardan çıkardıkları zamanlar olabilir. Bu, onların iyi ebeveynler
olmadıklarının göstergesi değildir. Onlar sadece zorlu koşullarda uygun
sorun çözme becerilerini kullanamayabilirler. Anne babaya düşen uygun
sorun becerilerini geliştirmek; topluma düşen de anne babaların bu tür
becerileri öğrenmeleri için gerekli koşulları sağlamaktır. ·
Çocuğunuza sık sık onu sevdiğinizi söyleyin. İster bebek olsun ister
bir ergen, tüm çocuklar sevildiklerini ve değer verildiklerini
hissettiklerinde: ·
Daha mutlu olurlar. ·
Yeni şeyleri denemek için kendilerine olan
güvenleri artar. ·
Kendi başarılarını fark eder ve bundan
keyif alırlar. ·
Kendilerine ve diğer insanlara değer
veririler. ·
Gelecek için umutları olur. ·
Her ebeveyn çocuklarının doğru seçimler
yapması ve iyi davranışlarda bulunması konusunda onlara yol göstermekten
sorumludur. Bunu yapabilmenin en uygun yolu, çocuğunuza sizin ulaşmaya
çalıştığınız sonuçlardan oluşan bir dizi seçenek sunmaktır. Örneğin, sizin
istediğiniz çocuğunuzun iyi beslenmesi ise, onun sevmediği birşeyi yemesi için onu zorlamak yerine, onun eşit
besin değerine sahip yiyeceklerden bir seçim yapmasını sağlamaktır. Bu,
sizin ve çocuğunuz arasında yaşanacak bir güç savaşını
önler. ·
Çocuğunuzdan birşey yapmasını isterken, onun anlayabileceği bir
dille bunun nedenini de açıklayın. ‘Çünkü ben öyle istiyorum’ demenin bir
dahaki sefere hiç bir yararı olmayabilir. Bu nedenle, çocuğunuz birşeyi yanlış yaptığında hatanın ne olduğunu ve bunu
nasıl düzeltebileceğini onunla tartışın. ·
Çocuğunuzla konuşurken onun kendisini,
varlığını değil, davranışını reddettiğinizi anlaması gerekir. Örneğin, çocuğa
oyuncaklarını doğru düzgün toplamadığında ‘Sen ne beceriksiz çocuksun?’
diye çıkışmakla, ‘eline sağlık güzel olmuş, hadi gel bakalım biraz daha
toplayabilir miyiz?’ demek arasında gerçekten çok büyük bir fark vardır.
·
Çocuğunuzu dinleyin ve görüşlerine saygı
gösterin. Onunla iletişim kurun ve sorunların çözümünü beraberce bulmaya
çalışın. ·
Çocuğunuzun davranışları için yaşına uygun,
mantıklı sınırlar koyun. Gerekiyorsa çocuğun gelişim dönemlerine ilişkin
bilgi toplayın, uzmanlara danışın. ·
Eğer kontrolünüzü kaybedip istemediğiniz
birşeyi öfkeyle çocuğunuza söylerseniz asla özür
dilemekten utanmayın. Bu şekilde çocuğunuz yetişkinlerin de hata
yapabileceğini ve bunu açıklayabileceklerini görür. ·
Çocuğunuza davranışını, görünüşünü
etiketleyen isimler takmayın. Bu isimler onun benlik saygısına zarar
verebilir. ·
Çocuğunuzu, iyi ve olumlu davranışından
dolayı takdir etmekten çekinmeyin. Bu onu şımartmaz; aksine bu iyi ve
olumlu davranışı yeniden yapması için onu yüreklendirir ve kendine
güveninin artmasını sağlar. Onların yeteneklerine saygı duyun. En ufak
başarılarını bile övün. Unutmayın- ayakkabısını bağlamak gibi basit birşey bile küçük bir çocuk için çok büyük bir
başarıdır. ·
Siz onların iyi davranışlarını gördükçe ve
bunun için onları takdir ettikçe onlar dikkatinizi çekmek için daha az
yakınacaklardır. ·
Çocuklara ve ergenlere başarısızlıklarla ve
hayal kırıklıklarıyla nasıl baş edeceklerini öğretin. Hiç kimse herşeyi mükemmel bir biçimde yapamaz. Çocukların bazen
başarısız olacaklarını öğrenmeleri çok önemlidir. Onların hayal
kırıklıklarını paylaşın ve onlarla konuşun. ·
Duygusal istismarda dahil, pek çok ihmal ve
istismar kasıtlı olarak gerçekleşmez. Çok büyük bir kısmı ebeveynin çocuk
gelişimine ilişkin yetersiz ya da uygun olmayan
bilgilerinden kaynaklanır. O halde kendiniz ve çocuğunuz için
yapabileceğiniz en iyi şey, doğru kaynaklardan çocuk/ergen gelişimi ve
bakımına ilişkin mümkün olduğunca çok bilgi toplamanız ve size bu konuda
yardım edecek beceriler edinmenin yollarını aramaktır. Son olarak eğer çocuğunuzu istemeden de olsa fiziksel ve duygusal olarak incittiğinizi ve buna engel olamadığınızı düşünüyorsanız bir psikiyatristten ya da psikologdan yardım almaktan çekinmeyin. SİNDİRİLEN
ÇOCUĞUN AİLESİNE DÜŞEN GÖREVLER
•
Çocuğunuzun okulda bir ya da bir kaç çocuk tarafından sindirildiğini öğrenmek
stresli ve rahatsız edici bir deneyimdir. Aklınızın karışması, öfke ve
suçluluk hissetmeniz son derece doğaldır. Ancak yine de aşırı tepki
göstermemeye, sakin kalmaya özen gösterin. Bu durumu daha da
zorlaştırır. •
Çocuğun
öğretmeninden, idarecilerden ve rehber öğretmeninden olabildiğince detaylı
bilgi toplayın. Bunun bir kereye özgü bir olay mı, yoksa uzun bir süredir
devam eden ve tekrarlayan bir olay mı olduğunu öğrenin. Onlara, bu sorunu
çözme konusunda ne gibi önerileri olduğunu sorun.
•
Sindirmeye
ilişkin mümkün olduğunca çok bilgi toplamaya çalışın ve çocuğunuza
anlayacağı bir dille bu bilgileri aktarın.
•
Kendi
çocuğunuzu, kendinizi, sindiren çocuğu, ve onun ailesini suçlamaktan
kaçının. Tüm çocuklar için (sindiren çocuk da dahil) güvenli ve koruyucu
ortamı yaratmak için gerginliklerden kaçının.
•
Bu dönemde çocuğunuzun etrafındaki
arkadaşlarıyla ilişkilerini güçlendirmede ona yardımcı olun. Örneğin, bir
kaç arkadaşını düzenli olarak eve davet edin. •
Asla
çocuğunuzu kavga etmesi ya da kendisine yapılan
davranışlara benzer şekilde yanıt vermesi yönünde cesaretlendirmeyin.
•
Onun duygularını ifade etmesine izin verin.
Sindirme davranışına maruz kalan çocuklar bu olay karşısında utanç,
suçluluk ve korku duyabilirler. Ona bütün bunların normal olduğunu;
sindiren çocuğun onu kontrol etmek için onda bu duyguları özellikle
uyandırmaya çalıştığını anlatın. Bu olayın onu suçu olmadığını
vurgulayın. •
Hiç kimsenin onu sindirmeye, istismar
etmeye ve onunla dalga geçmeye hakkı olmadığını
ona anlatın. ·
Ona günlük tutmasını önerin. •
Çocuğunuzun davranışlarını ve etkileşim
biçimini gözlemleyin ve gerekiyorsa yeni beceriler öğrenmesine yardımcı
olun. Bu konuda okulunuzdaki psikolojik danışmandan yardım
alabilirsiniz. Yeni
beceriler:
•
Çocukla
birlikte olası tepkilerin neler olabileceğini tartışın. (‘tepki
göstermemek’, ‘oradan uzaklaşmak’, ‘yardım istemek’, ‘kendine güvenli bir
biçimde yürümek’, ‘diğer çocuklardan ayrılmamak’, ‘bu tür çocuklara
sataşmamak’ gibi)
•
Rol
oynama: Yukarıdaki becerilerin edinilmesinde pratik
yapın.
SİNDİREN
ÇOCUĞUN AİLESİNE DÜŞEN GÖREVLER
•
Çocuğunuzun
okulda birini sindirmekle suçlandığını öğrendiğinizde ilk tepkiniz
inanmamak ve hemen savunmaya geçmek olabilir. Ancak savunmak yerine
dinlemek ve olay hakkında detaylı bilgi toplamak sorunu çözmek adına
atılması gereken ilk adımlardır. Öğretmenlerinden, müdüründen ve rehber
öğretmeninden bilgi alın ve sorunu beraberce çözmeye
çalışın.
•
Çocuğunuzu
suçlamaktan kaçının. Unutmayın bu davranış onun kendi kırılganlık ve güçsüzlük duygularında geliyor
olabilir. Onun ne tür duygularla bu davranışları yaptığını anlamaya
çalışın.
•
Çocuğunuzla konuşun. Sakin
bir biçimde ona neyle suçlandığını anlatın ve bir açıklama isteyin.
Açıklaması bittikten sonra yaptığının kabul edilemez bir davranış
olduğunu, başkalarını incittiğini ve devam ettiğinde sonuçlarının neler
olabileceğini kesin ve net bir dille açıklayın. •
Çocuğunuzun son zamanlarda
yeni arkadaşlar edinip edinmediğini, sindirme konusunda neler düşündüğünü,
okulda ne tür oyunlar oynadıklarını ve oynayacak çocukları kimin
seçtiğini, okulda korktuğu bir arkadaşı olup olmadığını, sindirme olayına
karışan başka çocuklar olup olmadığını öğrenin. •
Çocuğunuzun bu saldırgan
davranışlarının nereden geldiğini ve neden kişiler arası ilişkilerde bu
tür davranışlara başvurduğunu belirlemeye çalışın. Gerekiyorsa ona yeni
çatışma çözme, iletişim ve öfkeyi sağlıklı biçimde ifade etme becerilerini
öğretme konusunda okulunuzdaki rehber öğretmenden yardım
isteyin. GENEL
ÖNERİLER
·
Okulunuzda bu tip davranışların kabul
edilmeyeceğini kesin ve kararlı bir dille hem öğrencilere hem de velilere
ifade edin. ·
Erken
yaşlardan itibaren (anasınıfı) çocukların bu tür davranışlarını dikkatle
gözleyin. Çocukların birbirlerine isim taktıklarını, kendi aralarında
gruplaşıp birini ya da birkaçını dışladıklarını,
birbirlerine kırıcı davrandıklarını ya da
fiziksel olarak birbirlerini incittiklerini gördüğünüzde hemen müdahale
edin. Onlara başkalarına bu şekilde davranmanın doğru olmadığını
öğretin.
·
Pek çok sindirme olayı okulun bahçesinde,
yemekhanesinde, tuvaletlerde, okul minibüslerinde ve idarecilerin olmadığı
koridorlarda olur. Bu mekanlarda
her zaman nöbetçi öğretmen ve öğrenci olduğundan emin
olun. ·
Hem sindiren hem de sindirilen çocuğun
benlik saygılarını kazanmaları için onların yardım almasını
sağlayın. ·
Çocuklara
bu tür problemleri nasıl çözebileceklerini ve sindirilen çocuğu nasıl
savunacaklarını öğretin.
·
Ebeveynleri daha sağlıklı problem çözme,
iletişim kurma becerileri öğrenmeleri konusunda
yüreklendirin. ·
Okul ile irtibatı kesmeyin. ·
Çocuğunuzla birlikte okullardaki kuralları
tartışın. Kuralların niçin konulduğunu fark etmelerini
sağlayın. ·
Evde de benzer kuralların olduğunu fark
ettirin. Bu kuralları ve uymanın yararlarını paylaşın. ·
Çocuğunuzun hangi tv programlarını izlediğini takip edin. Tv, sinema ve medyadan şiddet içerikli mesajlara maruz
kaldıklarını göz ardı etmeyin. İzledikleri bu görüntüleri taklit
edebileceklerini unutmayın. Oynadıkları bilgisayar oyunlarını gözden
geçirin. Bu oyunlarda şiddet normalleştirilebilir. Araba kullanırken bir
adamı ezmenin puan kazandırması, gibi…. ·
Video-bilgisayar oyunları, tv veya komşularda görebileceği şiddet olayları
hakkında konuşun. Çevrelerinde ve medyada gördükleri şiddet olaylarının
gerçek hayatta nelerle sonuçlanabileceğini kafalarında canlandırmalarını
isteyin. Birlikte canlandırın. ·
Sorunlarınızı nasıl çözdüğünüzü
çocuklarınızla paylaşın. Olumlu sorun çözme becerilerini görün ve övün.
Arkadaşlarından gelen kabadayılıkla baş etmede bir yetişkinden yardım
alması için cesaretlendirin ve bu kişinin kim olabileceği konusunda
görüşlerinizi paylaşın. ·
Siz de ona doğru örnek olun. Bunun için
öfkenizi kontrol etmeyi bilmelisiniz. Bu konuda yazılmış kaynaklardan veya
okulunuzdaki rehber öğretmenden bilgi edinebilirsiniz. ·
Çocuklarınızın bireysel farklılıklarını
kabul etmelerinin değeri ve önemini anlaması için yardım edin. Çocuğunuzun
güçlü yönlerini ön plana çıkarın. Kendinden farklı özellikleri olan
arkadaşları olabileceğini, farklılıklara saygı göstermenin öfke kontrolünü
kolaylaştıracağını dile getirin. Sadece kendine benzeyen kişilerle
arkadaşlık kurmanın faydalı yanları ve hoşlanmadığı yanlarını
konuşun. ·
Çocuklarınızın öfke patlamalarını, aşırı
kavga etmesini, hayvanlara karşı şiddet içeren davranışlarını, arkadaş
yokluğunu, okulda davranış problemlerinin sık sık ortaya çıkmasını… izleyin. Şiddet uygulandığında
neler hissettiğini, arkadaşlarının neler hissedebileceğini, başka nasıl
davranabileceğini konuşun. Gerekirse bir uzmandan görüş
alın. ·
Ne zamanlar özür dilediğini, özür dilemenin
ona kattığını, ne kaybettirdiğini konuşun. ·
Affetmeyi öğrenmezse intikam duyguları
besleyecek ve içindeki öfke beklenmedik bir anda patlayarak şiddet
sergilemesine yol açacaktır, affedebilmeyi öğretin. ·
Bazen gerçekten zor olduğunu biliyoruz.
Çocuğunuzla iletişim kanallarını açık tutmaya çalışın. Çocuğunuzun kiminle
nerede olduğunu bilin ve daima çocuklarınızı yüreklendirin. Arkadaşlarını
tanımaya çalışın. Eve arkadaşlarına davet etmesine izin verin.
·
Şiddetin şiddeti getireceği konusunda
yaşadığı kısır döngüyü anlamasına yardım edin. Şimdiki rolünden farklı
roller edinebileceğini anlatın. |