Burak TEKŞEN
İnsanlar evlerinden, işlerinden internet sayesinde farklı insanlarla sohbet ediyor. Düşüncelerini paylaşıyor ve bir şekilde kendini ifade etmeye çalışıyor. Sosyal medyanın insanların sosyalleşmesi üzerinde etkisi var ancak işin bir de şu yanı var; düşüncelerinizi, hayat görüşünüzü, dilinizi, dininizi rahatlıkla ifade edebiliyorsunuz çünkü karşıdaki insanı tanımıyorsunuz, dolayısıyla iki tarafında birbirini rahatlıkla eleştirme şansı var. Düşüncenizi açıkça söyleyebiliyorsunuz. Mahremiyetin ortadan kalktığı nadir ortamlardan birisi bu uygulamalar.
İnternet insanların bir şekilde sosyalleşmesini sağlıyor. Ancak burada önemli olan nokta bu sosyalleşmenin insanlar üzerindeki etkisi. Etkisinin iyi ya da kötü olması durumu. Bu, insanlar için doğru bir sosyalleşme tekniği mi? 21. Yüzyıl için yanlış bir yol diyemeyiz. Ancak sınırları olmalı tabii ki. Milyonlarca insan internet aracılığıyla arkadaş bulmakta, sohbet etmekte, çeşitli aktivitelere katılmakta, hatta yaşamlarını birleştirebilmektedirler. Bu aşamada internet kullanımının dozunu ayarlamak gerekiyor. Stres atmak ya da motive olmak için, sadece internet aracılığıyla bunları yapmayı seçerseniz kendinizi bir süre sonra dış dünyadan ve etkileşerek sosyalleşmeden izole etmiş olursunuz. Her iki yolla da sosyalleşebilirsiniz ancak bu noktada oto kontrolünüzü kullanmanız gereklidir.
İnternet kullanımı kişiler için psikolojik açıdan olumlu olabilmekle birlikte (içine kapanık birinin dış dünyaya açılması) ,aşırı kullanımı psikolojik problemlerin yaşanmasına yol açabilmektedir. Her türlü sosyalleşme ihtiyacınızı internet üzerinden sağlamamalısınız. Bu oldukça sakıncalı aynı zamanda riskli bir durum. İş gücünüz, aile yaşantınız... Ve başka başka meşguliyetler... Çok yoğun olabilirsiniz ancak belli başlı ihtiyaçlarınızı insanlarla iletişim kurarak sağlamalısınız. Günde birkaç saat internet kullanımı gayet normal bir durum. Ancak her gün saatlerce paylaşım sitelerinde zaman harcamak, giysi-market alışverişini bile internet üzerinden gerçekleştirmek, oyunlarla çok fazla meşgul olmak, bir müddet sonra bağımlılığa dönüşecektir. İnternet, bir saat oyalanacağım diye girdiğinizde saatler sonra hala orada olduğunuzu fark ettiğiniz uçsuz bucaksız bir okyanus gibidir. Bunu faydanıza ya da zararınıza kullanmakta tamamen kendi insiyatifinizdedir.
Günümüzde insanların zamanı az İş yükü, evin sorumlulukları... Bir de kişinin kendine ayırması gereken zaman. Sosyal medya sanal bir yöntem. İnsanlarla sanal olarak iletişim kurup, sosyalleşiyorsunuz. Diğer iletişim kurma yöntemlerinin yanı sıra, bu yöntem insanların biraz daha kolayına gelmekte. Çünkü nerdeyse sınırsız seçeneğiniz var. Aslında seçenek sınırsız olsa da, insanlarla ne amaçla konuştuğunuz ve insanların sizinle ne amaçla konuştuğu önemli. Pek çok kişi var, doğru. Ancak amaç gerçekten iletişim kurmak mı?
İletişim kurmak gerçekten zor süreçlerden birisidir. Belki evde dinlenirken aynı zamanda pek çok kişiyle konuşmak daha pratik gözükebilir zira değerlendirilme - eleştirilme kaygınız yok ve yorulmuyorsunuz, ancak jestlerin, mimiklerin, ifadelerin olmadığı iletişim ne derece tatmin verici ve samimi olabilir, bu da bir soru işareti.
Sosyal medya kullanımı günümüz dünyasında çok yaygın. Ancak kullanım oranımıza ve amacımıza dikkat etmemiz gerekiyor. Getirileri olsa da bazen de çok riskli hale gelebiliyor. Zira medyanın insanların güvensizliğini biraz daha arttırdığı kanaatindeyim. Birçok ayrılığın sebebi olabiliyor... İletişim, insanlar arasındaki etkileşimdir. Meyvenin, sebzenin bile doğalını arıyoruz. Peki, neden sanal iletişimi tercih ediyoruz? Jestlerimizin, mimiklerimizin, ifadelerimizin sanal olduğu bir ortamda ne derece doğru bir iletişim kurabilir, karşımızdakine ne derece güvenebiliriz?
Bugün internet kullanımının yaygınlaşması internete girme yaşını okul öncesi dönemlere kadar düşürdü. İç kontrollü çocuklarımızın olması. Bunlar hiç de zor şeyler değil, çocuklarımızın bizden daha hızlı öğrendikleri gerçeğini göz ardı edemeyiz.
Biz bilgisayarın tuşlarına acemice basmaya çalışırken onlar kendilerine web sitesi bile kuruyorlar.
Onlara zararlı olanı değil faydalı olana meyletmesini istiyorsak bilgilendirme ve kontrol mekanizmasını devreye sokmalıyız. Anne ve Baba olarak sürekli internetteki gelişimleri takip etmeliyiz.
Çocukların, sosyal medyanın yanında, internet kullanımlarına da sınırlama getirmek gerekiyor. Zira 15 yaş altı çocukların sosyal medyayı kullanmalarını kesinlikle önermiyoruz. Çocuklar(kız-erkek) her türlü tehlikeye açıklar ve tehdit altındalar. Özellikle küçük yaştaki çocukların doğru karar verme mekanizması gelişmemiş olduğundan bu durum kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabilir. Bunun yanında okul dönemi çocukları günde 1–2 saati geçmeyecek şekilde ve kontrollü olarak internet kullanmalıdırlar. Her evde aile koruma şifresi olmalı ve çocukların hangi sitelere girdiği kontrol edilmelidir. Birçok aile çocuğunun aşırı internet kullandığından ve internet üzerinden oyun oynadığından şikâyetçidir. Bunun önlemi küçük yaşlarda alınmalıdır zira ergenlik döneminde problemi çözmek biraz daha meşakkat isteyecektir.
Ebeveynler, çocuklarının sadece kendi evlerinde bilgisayar ve internet kullanımını gözönüne alarak yanlış bir kanıya düşülebilirler. Aslında, özellikle okul çağındaki çocukların, bu tür kullanımları ev dışında yapabilecekleri birçok ortam söz konusudur. Emniyet Genel
Müdürlüğü Haziran 2004 verilerine göre Türkiye’de faaliyet gösteren internet kefe sayısı
11.222’dir. Bugün bu sayı 25.000 olarak tahmin edilmektedir. İnternet kefelerin çokluğu göz önüne alınırsa; ülkemizdeki çocukların ve gençlerin internet kullandığı yerlerin başında bu tür yerlerin geldiği söylenebilir.
Bilgisayar ve internet kullanımının çocuk ve gençlere sunduğu olumlu Getirilerinin yanında, bu kullanımın olumsuz etkilerinin bulunduğu da her zaman göz Önünde tutulmalıdır.
1. Bağımlılık: Çocuğun dış dünyadan kopup tüm bağımlılıklarda olduğu gibi bilgisayar Ve internet için diğer sorumluluklarını ihmal etmesidir. Yarattığı sanal dünya içinde kaybolan Çocuğun gelişimi olumsuz etkilenir ve sosyal yaşamdan kopar. Dışarıda ya da okulda Arkadaşlarıyla etkileşimde olmak yerine eve kapanarak ve özellikle şiddet içerikli oyunlar Oynayarak bilgisayarları başında aşırı zaman harcayan çocuklar, fiziksel, sosyal ve Psikolojik gelişme problemleri ile yüz yüze kalabilirler. Kişilik gelişimleri de sağlıklı olmaz.
2. Şiddet ve Cinsellik: Çocukların internette karşılaşabileceği risklerden biri, sakıncalı olan cinsel içerikli sitelere girmeleri ve erişkinlerin cinsel tekliflerine maruz kalmalarıdır. Kimlik ve kişilik gelişimini henüz tamamlamamış olan çocuk ve ergenlerin cinsellikle ilgili yayın ve bilgileri internette doğru şekilde öğrenememeleri, sanal yolla cinsel tacize uğramaları, onların ruhlarında ve beyinlerinde tamiri zor hasarlara yol açmaktadır. Günümüzde 25 milyondan fazla çocuk internette saatlerce sörf yapmakta ve her dört çocuktan biri cinsel içerikli sitelerine girmektedir. Bu olumsuz etkilere maruz kalan çocuk ve ergenler, karşı cinsi ve cinselliği doğru tanıyamamakta, karşı cinsle ilişkide güvensizlik ve kaygı taşımakta ve hepsinden önemlisi ileriki dönemlerde sapkınca eğilimlere yönelmektedirler.
3. Kontrolsüz Alışveriş: Alışveriş sitelerinden çocuklara cazip gelecek oyun, oyuncak Ve diğer şeylere kolay ulaşabileceğini düşünen çocuk bunları satın almak istemektedir. Ailesinin kredi kartını kullanma sık rastlanır. Bu nedenle çocuğun uyarılması, kredi kartı Numarasını vermesinin sakıncasının anlatılması gereklidir.
4. İçki, Sigara Ve Uyuşturucuya Özendirme: Uyuşturucu ve terör gibi yasal olmayan Yollara destek arayanlar interneti propaganda aracı olarak kullanmaktadır. Günümüzde bu amaçla kurulmuş pek çok site bulunmaktadır. Bu sitelerin düzenli olarak denetlenmesi gerekmektedir.
5. Haberleşme: Bilinen adıyla chatleşme zaman açısından sorun yaratmaktadır. Bundan daha önemlisi yabancı kişilerle yapılan görüşmelerin getireceği risklerdir. Kendisinden yaşça büyük ve kötü niyetli kişilerle ve suç örgütleri ya da diğer sorunlu insanların haberleşmesine katılabilirler. Çocuk pornografisinin, hırsız yaşlarını belirtmeyen çocuklar daha büyük insanlarla uygun olmayan konuşmalar yapabilirler. Örneğin kendini 12 yaşında bir kız çocuğu gibi gösteren bir kişinin 40 yaşında bir adam olabilir. Çocuklara Chat odalarının, bilgisayarın sokağı olduğu, tıpkı sokakta olduğu gibi, yabancılarla konuşmamaları, onların yanlarına gitmemeleri, aileye ve eve ilişkin bilgi vermemeleri tembihlenmelidir.
6. Hacker Yetişmesi: Bu son zamanların sorunudur. Tüm zamanını bilgisayarda geçiren çocuk, başarıyı ve macerayı da orada aramakta, girmemesi gereken sitelere girerek ya da zarar vererek yasalarla başını derde sokmaktadır.
7. Eğitim Açısından Zararları: Eğitim sistemi ve eğitmenler açısından bilgisayar ve internet kullanımı ile ilgili dile getirilen farklı bir görüş, internette var olan yoğun bilginin, öğretmen, kitap, kütüphane, araştırmacılık, deney ve gözlem gibi normal eğitim araçlarına olan olumsuz etkisini işaret etmektedir. Çocuklar, özellikle ev ödevlerini yaparken kolaycılığa kaçarak bilgisayar ve internet ile yetinebilmektedirler.
8. Teknik Zararlar: Çocuklar, internetten indirdikleri çeşitli dosyalarla veya e-posta ile tanımadıkları kişilerden gelen dosya ve linklere girerek bilgisayara virüs bulaştırabilirler, Casus yazılımların girmesine müsaade edebilirler, bilgisayarı bozabilirler. Bunun sonucu olarak var olan belge ve dosyalar kaybedilebilir ve bazı yazılım ayarları bozulabilir. Kendilerini veya ailelerini tehlikeye atacak adres, kredi kartı numarası, evde o an kimin ya da kaç kişinin bulunduğu bilgisi gibi bilgileri üçüncü şahıslara, E-posta veya sohbet programları vasıtasıyla iletebilirler.
ÇOCUKLARI İNTERNETİN OLUMSUZ ETKİLERİNDEN LORUMAK İÇİN ANNE BABALARA TAVSİYELER
1. Her şeyden önce çocuğunuzla iyi bir iletişim içinde olunuz. Çocuğunuzun arkadaşları, zevkleri, korkuları, sevdikleri ve sevmedikleri konular hakkında bilgi sahibi olunuz. Çocuğunuza, her konuyu sizinle paylaşabileceği güvenini veriniz. Sizin yetersiz kaldığınız
konularda uzmanlardan yardım alınız.
2. Çocuğunuzun internete girdiği bilgisayarın çocuğun odasında olmamasına, evinizin ortak kullanım alanı içinde olmasına dikkat ediniz.
3. Çocuğunuzun internette kalma süresine ve bilgisayar kullanma süresine mutlaka kısıtlama getiriniz.
4. Her konuda olduğu gibi, bu konuda da ebeveyn olarak çocuklarınıza iyi birer örnek olunuz. Bilinçli ve Güvenli internet kullanım kurallarını öğreniniz ve uygulayınız.
5. Çocuğunuzla ve okul öğretmenleriyle birlikte çocuğunuzun yaşına uygun ve güvenli olan internet sitelerinin adreslerini belirleyiniz. Belirlediğiniz sitelerin adreslerini Bilgisayarınızın 'sık kullanılanlar' bölümüne kaydediniz. Böylece bu sitelere giriş işlemi daha kolay olacaktır.
6. Teknik önlemler alınız. İstemci tarafında çalışan filtre programları, İçerik Sınırlandırması yapan İnternet Servis Sağlayıcılar (ISS), sunucu tarafında çalışan filtre Programları veya Arama motoru filtreleri kullanınız.
7. İnternette mümkünse çocuğunuzla birlikte gezininiz.
8. Çocuğunuzun internet kullanımını sık denetleyiniz. Hangi sitelere girdiği, hangi sohbet ortamlarında bulunduğu konusunda fikir sahibi olunuz.
9. Mümkünse sohbet ortamlarındaki arkadaşlarını tanımaya çalışınız. İzin alınmadan İnternet üzerinde tanışılan bir kişi ile yüz yüze görüşme yapılmayacağını çocuğunuza anlatınız. Böyle bir durumda oldukça tedbirli olun ve çocuğunuzun görüşmesinde bir sakınca görmeseniz bile en azından ilk görüşmede çocuğunuzun yanında gidiniz ve görüşmenin halka açık alanda olmasını sağlayınız.
10. Çocuğunuza, internet ortamında yeni tanışılan kişilerin her zaman kendileri ile ilgili doğru bilgiler vermeyebileceği, kimlikleri ve yaşlarıyla ilgili yanıltıcı bilgiler verebileceği gerçeğini anlatınız.
11. Çocuğunuza sizin izniniz olmaksızın, kendi adresini, okulunun adını, telefon numaranızı, ebeveyninin iş adresleri ve iş yeri telefon numaraları gibi kişisel bilgileri internet sohbet ortamında kimseye vermemesi gerektiğini öğretiniz.
12. Çocuğunuzun fotoğrafını hiç bir internet sitesine veya haber grubuna göndermeyiniz.
13. Çocuğunuza, size sormadan internet ortamında alış veriş yapmaması gerektiğini,istenilen kredi kart numaraları bilgilerini vermemesini öğretiniz.
14. Çocuğunuza bilmediği kişilerden aldığı e-postaların içinde yer alan bağlantıları tıklamaması gerektiğini anlatınız. Bu tür bağlantılar çocuğunuzun uygunsuz sitelere ulaşmasına neden olabilir.
15. İnternet sohbetlerinde onlardan yapmamaları gereken ya da onları rahatsız eden bir davranışta bulunmalarını isteyenler olduğu takdirde, sohbeti bırakarak hemen size haber vermesini ve olayı anlatmasını isteyiniz. Çocuğunuzun size güvenmesini sağlayınız. çocuğunuza kızmayınız, korkutmayınız. Çocuğunuza her konuda destek vereceğinizi hissettiriniz.
16. Şaka yapmak amacıyla dahi arkadaşlarıyla hatta hiç kimseyle korkutmak amacıyla tehdit edici bir üslupla iletişim kurmamalarını anlatınız. Günlük hayatta olduğu gibi, internette de kötü ve kaba kelimeler kullanmamalarını, kibar ve güzel bir dil kullanmalarını isteyiniz.
17. Çevrimiçi ortamlarda okunulan veya karşılaşılan şeylerin doğru olamayabileceğini unutmayınız. Kulağa ve akla çok iyi gelebilen bilgi ve öneriler hatalı ve yanıltıcı olabilir. Çocuğunuza, kendisi ile buluşmak isteyen ve kendini ünlü biri olarak tanıtan kişilere, kendi evine davet eden kişilere ve kendisine para, kredi kartı ve diğer türde hediyeler göndermek isteyen kişilere karşı uyanık olması gerektiğini anlatınız.
18. Çocuğunuzla beraber, bilgisayar ve internet kullanımı ile ilgili makul kuralların olduğu bir liste hazırlayınız. Bu listeyi bilgisayarın yakınında her zaman görülebilecek bir yere asınız.
İnternet kullanımının sayılan tüm bu olumsuz özelliklerine rağmen pek çok da olumlu etkisi bulunmaktadır. Bunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
İnternet kullanımı bireylerin yaratıcılıklarının geliştirilmesine katkı sağlar.
Eleştirel düşüncelerinin geliştirilmesinin bir sonucu olarak toplumsal olaylara farklı
bakış açısıyla bakmayı öğrenebilirler.
İnternet bireylerin hayal güçlerinin geliştirilmesinde ve düşünce anlamında daha
üretken olmaları konusunda bireylere yardımcı olmaktadır.
Bireylerin karşılaştıkları sorunlara karşı pratik çözümler geliştirebilmelerine
yardımcı olabilmektedir.
İnternet uygun ve belirli saatler içerisinde kullanıldığı takdirde çocukların
araştırırken öğrenmelerini de sağlamaktadır.
Hiç bir şeye ona bağımlı olacak kadar bağlanmayın. Çünkü sağlıklı duyguların ifadesi bağımlılık değil ‘bağlılıktır.
KAYNAKLAR
1. Prof. Dr. Z.Bengi SEMERCİ Birlikte Büyütelim Çocuk Ruh Sağlığı, Alfa Yayınları,2006,İstanbul.
2. www.pdrsakinleri.com.
3. Doç. Dr. Figen ŞAHİN (Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD, Sosyal Pediatri
BD) İnternet ve Çocuk İstismarı,
4. Politeknik Dergisi Cilt:10 Sayı: 1 s.
5. Gürol CANBEK, Şeref SAĞIROĞLU Gazi Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü
6. http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_4781.htm
7. http://www.kayram.net/edergi/15/internet.pdf
8. http://blog.milliyet.com.tr/internetin-cocuklar-uzerindeki-etkileri/Blog/?BlogNo=37134
Burak TEKŞEN
Görme Engelliler Sınıf Öğretmeni
|